Basamaklarda geriye doğru takla atıyorken ve bir çatıdan diğerine atlıyorken, kusursuz inişlerinizin ilk çekişte filme alındığından, ve arkadaşlarınızla paylaşmak üzere güvenle depolandığından emin olmak istersiniz.
Pekala, Spiderman haricinde kaç kişi böylesi bir videoyu üretebilir? Hiç şüphesiz son derece küçük, bir grup insan. Bu doğa sporu atletleri arasında, YouTube'da yayınlanan beş dakikalık bir promosyon videosunda görüntülenen Boulder, Colorado'nun Elit Serbest Koşucuları da vardır.
Böyle bir video için, sahnelerin yeniden çekimi yalnızca zaman alıcı değildir. Merkezi Boulder'da olan ve serbest koşu kent sporu konusunda bireyleri eğiten APEX Movement'ın kurucu ortaklarından 24 yaşındaki Ryan Ford'a göre bu sahneler fiziksel olarak oldukça zorlar. Ford’un filmi bir Canon 60D ve bir Canon HF10 ile çekilmiş ve montajı bir Apple MacBook Pro dizüstü bilgisayarında Apple'ın Final Cut Express yazılımı ve (şimdi Backup Plus haline gelmiş olan) Seagate 4 TB Mac için GoFlex Desk harici sabit disk ile tamamlanmış.
“Benim için her zaman yüzde 100 güvenli oldukları için Seagate disklerini kullanıyorum,” diyor Ford. “Ayrıca, o kadar çok yeri var ki, tüm video proje dosyalarımı tek bir seyyar ortamda saklayabiliyorum.”
4 TB Backup Plus Desk Mac'in yaklaşık olarak 500 saatlik HD filmler veya 819.000 dijital şarkı için yeri vardır.
Hareket halindeki atletleri yakalamak için en fazla üç kamera açısı kullanan Ford ve ekibi, kent içindeki mahallelerde ve Boulder'daki Colorado Üniversitesinde düzenlenmiş yüzlerce saat akrobatik hareketi filme aldılar. İşin son hali, Ford da dahil yedi serbest koşucunun inanılmaz marifetlerinden oluşan hızlı mı hızlı bir seri.
Klibin, serbest koşu videolarına has stresli, kentsel bir havası var. Bu video atletleri, “Hızlı Bomba”, “Kedi-Pass Saltolu Dalış” ve “Kedi Yan Taklası” gibi isimleri olan yerçekimine meydan okuyan, kedi gibi hareketleri gerçekleştirirken göstermekte.
“Bir hareketi tam da olması gerektiği gibi yaptığınızda hissettiğiniz şeyleri ifade etmek çok zor,” diyor CU'nun Farrand Sahası'nın giriş kapısındaki 20 ayaklık yüksek bir sütun üzerinde tek kolu üzerinde amuda kalkan 20 yaşındaki Justin Clark. “Sen ve çevre tam da olması gerektiği gibi birleştiğinde şahane oluyor. Sanki herşey bunun gerçekleşmesi için bir araya gelmiş gibi, yani duvarlar ve korkuluklar seni bekliyor.”
Bu işin içinde korkunun olmadığı anlamına gelmiyor, diyor 20 yaşındaki Erica Madrid. “Ve aileler ve arkadaşlar için sizi çılgınca bir şey yaparken, ya da en azından çılgınca gibi görünen bir şey yaparken görmeleri onlar için sinir bozucu olabiliyor. Ama bizim için bu gündelik idmanımızın bir parçası.”
Casino Royale ve The Bourne Ultimatum (Son Ültimatom) da dahil, gişe rekoru kıran son filmlerden bazılarında görülen “freerunning” veya “serbest koşu”, 2003 yılındaki belgesel Jump London ile popüler hale gelen Parkour’a (Parkura) dayanır. Parkour 1920'lerde, Uzak Doğu dövüş sporlarından ninjutsu ve qing gong'dan esinlenilerek Fransa'da geliştiriliyor. En çok da, engeller arasında en verimli harekete yoğunlaşılıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Parkour Fransız ordusunun standart idmanları arasına giriyor.
Serbest koşucular engellere daha az yoğunlaşıyorlar, bunun yerine daha çok kişisel gelişim temel amacı üzerinde duruyorlar. 28 yaşındaki Amos Rendao gibiler için, bu neredeyse bir çeşit meditasyon. “Eğer bir tekniği sağlam bir form ve akıcılık ile tamamlarsam, bir nevi düşünceden arınmış hale giriyorum,” diyor, “zihin, beden ve çevre arasında bir uyum.”
Rendao ve takım arkadaşlarını Şubat 2012'de postalandığından beri 173,000'in üzerinde izleme oranı olan YouTube videosunda seyreden pek çok kişinin tepkisi ise adeta huşu oluyor. Bir izleyicinin dediği gibi: "Bu kişileri, video oyunları oluşturmak için kullandığınız elektronik [programlarla] kaydedin, sonra da ‘Mirror’s Edge 2’yi hazırlayın."
İlgili Bağlantılar
- Cindy Martini
Etiketle: